Kirazın Tadı: Üç Yolcu, Üç Dünya Görüşü ve Hayatın Anlamı
- fmegilmez
- 19 Ara 2025
- 3 dakikada okunur
Giriş: Bay Badii'nin Anlam Arayışı
Abbas Kiarostami'nin başyapıtı Kirazın Tadı, Bay Badii adında bir adamın Tahran çevresindeki çorak topraklarda arabasıyla yaptığı sıra dışı bir yolculuğu anlatır. Badii, intihar ettikten sonra mezarının üzerine toprak atacak birini aramaktadır. Ancak bu arayış, basit bir suç ortağı bulma çabasından çok daha fazlasıdır; Badii'nin yaşamaya veya ölmeye dair bir neden aradığı varoluşsal bir yolculuktur.
Bu yolculukta karşısına çıkan üç farklı insan, hayata dair üç farklı felsefeyi temsil eder. Peki, neden sadece biri Bay Badii'nin ruhuna dokunabilmiştir?
Bu incelemede, Badii'nin arabasına aldığı her bir yolcunun dünya görüşünü analiz ederek filmin hayata dair felsefi önermesini deşifre edeceğiz.
1. Birinci Yolcu: Asker - "İtaat ve Korku" Dünyası
Genç Kürt askerin dünya görüşü, itaat ve korku üzerine kuruludur. Hayatı, sorgulanmadan uyulması gereken emirler ve yasaklar bütünü olarak algılar. Badii'nin teklifi, onun bildiği ve anladığı dünyanın tamamen dışındadır. Bu, katı bir sistemin, tanımlanamayan bir insanlık krizi karşısındaki çöküşüdür; sistemin varoluşsal bir umutsuzluk için bir protokolü yoktur, bu yüzden iflas eder.
Askerin bakış açısının Bay Badii ile bir bağ kuramamasının nedenleri şunlardır:
* Kural Temelli Bakış Açısı: Badii'nin teklifi, askerin bildiği "yap/yapma" komutları arasında yer almaz. Bu nedenle durumu anlayamaz ve ne yapacağını bilemez.
* Tepkisi: Kaçış: Anlamlandıramadığı bu ahlaki ikilem karşısında verdiği tek tepki, korkup arabadan kaçmak olur.
* Hiyerarşik İlişki: Badii ile göz hizasında bir diyalog kuramaz; ona bir astın komutanına baktığı gibi "aşağıdan" (korkarak) bakar. Bu da Badii'nin ihtiyaç duyduğu varoluşsal diyaloğu imkansız kılar.
Askerin somut kurallara dayalı dünyası Badii'ye bir çıkış sunamazken, ikinci yolcu soyut ve ilahi kurallarla bir cevap vermeye çalışacaktır.
2. İkinci Yolcu: İlahiyatçı - "Teori ve Yargı" Dünyası
Afgan ilahiyat öğrencisinin dünya görüşü, teori ve yargı üzerine şekillenmiştir. Hayatı, kitaplardan öğrenilmiş soyut doğrular ve dini kurallar çerçevesinde yorumlar.
Bu yaklaşımın da başarısız olmasının temel nedenleri şunlardır:
* Soyut ve Ezbere Dayalı Cevaplar: Badii'nin varoluşsal acısını anlamak yerine, ona intiharın dini olarak bir "günah" olduğunu söyleyerek "ders vermeye" çalışır. Cevapları kişisel deneyimden değil, ezberden gelir.
* Empati Eksikliği: Badii'nin acısını kişisel bir trajedi olarak değil, çözülmesi gereken teorik ve dini bir "teknik hata" olarak görür. Bu yaklaşım, Badii'nin acısını, empati kurulacak bir insani durumdan ziyade, düzeltilmesi gereken ilahiyatçı bir probleme indirger.
* Hiyerarşik İlişki: O da Badii ile eşit bir diyalog kuramaz; ona bir vaizin cemaatine baktığı gibi "yukarıdan" (vaaz vererek) bakar.
Ne askerin katı itaati ne de ilahiyatçının soyut teorileri Badii'nin yalnızlığına çare olamamıştır. Üçüncü yolcu ise bu iki dünyanın da dışından, doğrudan yaşamın kendisinden konuşacaktır.
3. Üçüncü Yolcu: Tahnitçi - "Deneyim ve Duyular" Dünyası
Türk tahnitçi Bay Bagheri'nin dünya görüşü, deneyim ve duyular üzerine kuruludur. Diğerlerinin aksine o ne korkup kaçar ne de vaaz verir. Kendi geçmişindeki intihar girişimini paylaşarak Badii ile insani ve eşit bir bağ kurar.
"Kirazın Tadı" Metaforu
Tahnitçinin Badii'yi ikna etme yöntemi teorik değil, tamamen duyusaldır. Ona hayatın büyük anlamını değil, yaşamın içindeki basit ve anlık lezzetleri hatırlatır. Bu yaklaşım, filmin ismini aldığı o meşhur soruda somutlaşır:
"Kirazın tadından vaz mı geçeceksin?"¹
Burada ölüm gibi devasa ve soyut bir kavramın karşısına, bir meyvenin tadı gibi basit, somut ve fiziksel bir deneyim konur.
Başarının Sırrı
Tahnitçinin Badii'nin sert kabuğunu kırmayı başarmasının sırrı şu üç temel nedene dayanır:
1. Göz Hizasında Konuşma: Badii'ye ne aşağıdan (korkarak) ne de yukarıdan (yargılayarak) bakar. Kendi zayıflığını ve deneyimini paylaşarak onunla eşit bir bağ kurar.
2. Duyulara Hitap Etme: Büyük felsefi argümanlar yerine, yaşamın basit, fiziksel ve anlık lezzetlerini (bir meyvenin tadı, gün doğumu, çocukların sesi) hatırlatır. Bu, felsefede "sıradanlığın kutsanması" olarak da ifade edilebilir.
3. Çözüm Değil, Erteleme Sunma: Badii'nin varoluşsal sorununu çözemeyeceğini bilir. Ancak o anki "kirazın tadı" gibi basit deneyimlerin, bu büyük sorunu ertelemeye veya o an için önemsizleştirmeye yeteceğini gösterir.
4. Karşılaştırmalı Analiz: Üç Yolcu, Üç Farklı Yaklaşım
Aşağıdaki tablo, üç yolcunun dünya görüşlerini ve Badii'ye yaklaşımlarını özetleyerek aralarındaki temel farkları net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Özellik Asker (İtaat) İlahiyatçı (Teori) Tahnitçi (Deneyim)
Dünya Görüşü Hayat, sorgulanmayan emirler bütünüdür. Hayat, ilahi kurallar ve kitaplardaki doğrularla yönetilir. Hayat, anlık ve duyusal deneyimlerin bir toplamıdır.
Badii'ye Yaklaşımı Korkar ve kaçar. Yargılar ve ders verir. Anlar ve kendi hikayesini paylaşır.
Sunduğu Çözüm Çözüm sunamaz, durumu reddeder. Ölümden sonraki cezayı (günah) hatırlatır. Yaşamın içindeki küçük lezzetleri (kirazın tadı) hatırlatır.
Başarısızlık/Başarı Nedeni Badii'nin insani acısını anlayamaz. Badii'nin varoluşsal acısını teorik bir soruna indirger. Badii'nin zihnine değil, duyularına ve kalbine hitap eder.
Sonuç: Neden Sadece "Kirazın Tadı" İşe Yaradı?
Bay Bagheri'nin başarısı, Badii'nin sorununa bir cevap sunmasından değil, sorunun çerçevesini tamamen değiştirmesinden kaynaklanır. Film, Badii'nin zihinsel labirentinin çıkışının yine zihinsel bir argümanla değil, ancak bedensel ve duyusal bir "şok" ile bulunabileceğini iddia eder. Tartışmayı Badii'nin hapsolduğu soyut akıldan, tek kaçış rotası olan somut duyulara çekerek oyunu yeniden kurar. Bay Bagheri başarılı olmuştur çünkü Badii'ye yaşamak için büyük bir neden sunmamıştır. Bunun yerine, ona hayatı katlanılır ve hatta güzel kılan küçük, lezzetli ve somut anları—yani "kirazın tadını"—hatırlatmıştır. Anlam düşünmekte değil, hissetmektedir.
¹ Kaynaklara göre, tahnitçinin kendi hikayesinde bahsettiği meyve aslında duttur, ancak filmin başlığı ve metaforun gücü "kiraz" üzerinden evrenselleşmiştir.




Yorumlar