top of page
Kavisli Ahşap Yapı

Bir Bankacının Kaleminden Dökülen Sihir: Çocuk Kitabı "Sihirli Ağaç" Hakkında Sizi Şaşırtacak 4 Detay

  • Yazarın fotoğrafı: fmegilmez
    fmegilmez
  • 18 Ara 2025
  • 4 dakikada okunur

Giriş: Vitrindeki Kitabın Ardındaki Dünya

Bir kitapçıya girdiğimizde gözümüze çarpan rengarenk kapaklar, çoğu zaman masumiyetin ve basit hikayelerin bir vitrini gibi görünür. Ancak o kapakları araladığımızda, bazen en beklenmedik kariyerlerin, en derin tutkuların ve modern dünyaya dair en keskin gözlemlerin saklı olduğu dünyalarla karşılaşırız. Gonca Atmaca'nın kaleminden çıkan ve Luna Çocuk tarafından yayımlanan "Sihirli Ağaç" da tam olarak böyle bir eser. Bu kitap, bir çocuk kitabından çok daha fazlası; modern yaratıcılığın, finansın disiplininden ebeveynliğin bilgeliğine uzanan çok katmanlı deneyimlere rağmen değil, tam da bu deneyimler sayesinde nasıl filizlendiğine dair bir vaka analizi niteliğinde.

İlk bakışta fantastik bir macera sunan bu kitabın ardında, sizi şaşırtacak ve ilham verecek pek çok stratejik kod gizli. Gelin, bir bankacının hayal dünyasından dökülen bu sihirli kelimelerin ardındaki dört çarpıcı yapıtaşını birlikte keşfedelim.

1. Profesyonel Kimliğin Ötesinde Bir Yaratıcılık Modeli: Bankacı ve Masalcı

Fantastik bir çocuk kitabı yazarını hayal ettiğinizde, aklınıza muhtemelen Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Uluslararası İlişkiler bölümü mezunu ve 27 yıldır bankacılık yapan bir profesyonel gelmez. Ancak Gonca Atmaca, tam da bu şaşırtıcı profille karşımıza çıkıyor.

Peki, bu analitik ve kurumsal dünyanın yapısal mantığı, peri masallarının sınırsız hayal gücüyle nasıl birleşebiliyor? Bu sorunun cevabı, kariyer etiketlerini aşan bir tutkunun gücünde yatıyor. Uluslararası ilişkiler ve bankacılık gibi yapısal ve kural bazlı alanlarda geçirilen 27 yıl, Atmaca'ya belki de fantastik bir dünyayı inşa etmek için gereken o sağlam temeli ve dünya kurma disiplinini vermiştir. TED Ankara Koleji'nde verdiği bir röportajda, kariyeri ne olursa olsun "hayatınızda mutlaka bir hobiniz olsun" felsefesini benimsediğini vurgulayan yazar için kitap yazmak, içsel bir yolculuğun en somut meyvesi. Bu durum, hepimize tutkuların mesleklerle veya diplomalarla sınırlı kalmaması gerektiğine dair güçlü bir ilham veriyor.

Bu analitik kariyerin yapısal disiplini, Atmaca'nın hayal dünyasını sınırlamak yerine onu daha da keskinleştirmiş. Nitekim bu hayal dünyasının en somut ve akılda kalıcı meyvesi, çocukların diline pelesenk olan o sihirli sözcükte kendini gösteriyor: "Hokka Mokka!"

2. Fantastik Atmosferin Mührü: "Hokka Mokka!"nın Akustik Gücü

İyi bir çocuk kitabını unutulmaz kılan unsurlardan biri, okurun zihnine takılan ve hikayenin ruhunu özetleyen sihirli bir ifadedir. "Sihirli Ağaç"ta bu rolü, "Hokka Mokka!" nidası üstleniyor. Kitapta sihirli ülke Goncilya'ya geçişi sağlayan bir tür parola işlevi gören bu ifade, güçlü bir "akustik imge"ye dönüşüyor. Kitap üzerine yapılan bir akademik üst-metin analizinde de belirtildiği gibi, bu tür ritmik ve uydurma sözcükler, "metnin fantastik atmosferini mühürler ve okuyucuya gündelik gerçekliğin bittiği sinyalini verir."

Ancak bu sihirli sözcük sadece kağıt üzerinde kalmıyor; gerçek dünyada, çocukların sesinde hayat buluyor. Yazar, TED Ankara Koleji'nde yaptığı söyleşi sırasında yaşadığı unutulmaz bir anıyı aktarıyor: Hikayedeki sihirli ülkenin dilinde "Merhaba" demenin "Hokka Mokka!" olduğunu anlattığında, ilkokul amfisini dolduran tüm çocuklar aynı anda hep bir ağızdan "Hokka Mokka!" diye seslenmiş. O an, bir yazarın hayal dünyasında yarattığı bir unsurun, okurlarıyla nasıl somut ve güçlü bir bağ kurabildiğinin en canlı kanıtı olmuştur.

Bu sihirli parolanın açtığı kapıdan geçtiğimizde ise bizi, geleneksel masal kalıplarını yıkan, 21. yüzyıl ruhuna sahip bir karakter karşılıyor: Büyükanne Ay Çöreği.

3. Nesiller Arası İletişimde Yeni Bir Arketip: "Oyunbaz Otorite" Olarak Büyükanne

Masalları düşündüğümüzde aklımıza gelen büyükanne figürü genellikle bilgedir, sakindir, belki biraz da yorgundur. Oysa "Sihirli Ağaç"ın merkezindeki Büyükanne Ay Çöreği, bu kalıpları tamamen yıkıyor. Gerek kitabın tanıtım metinlerinde gerekse edebi analizlerde altı çizildiği gibi, o "hınzır, oyunbaz ve son derece enerjik" bir karakterdir. Bu modern büyükanne modeli, çocuklarla arasına mesafe koyan bir otorite figürü olmak yerine, "otorite figürünü oyunlaştırarak çocukla aynı düzleme çekmeyi" başarıyor.

"Ay Çöreği" isimlendirmesi bile, kitap üzerine yapılan akademik analizde de belirtildiği gibi, "hem ayın gizemli ve yol gösterici ışığını hem de çöreğin sıcak, besleyici ve evcil çağrışımlarını bir araya getiren bilinçli bir isimlendirme" olarak öne çıkıyor. Büyükanne Ay Çöreği, bitmeyen enerjisi ve tükenmeyen masallarıyla çocukları fantastik diyarı Goncilya'ya, uçan bir atın sırtında Mavi Ejderha ile tanışmaya götürürken, nesiller arası kültürel aktarımın didaktik bir zorunlulukla değil, neşe, oyun ve macera yoluyla nasıl başarılabileceğine dair harika bir örnek teşkil ediyor.

Büyükanne Ay Çöreği'nin nesiller arası köprü kurma stratejisi ne kadar modernse, yazar Gonca Atmaca'nın dijital çağ ve okuma alışkanlıkları üzerine geliştirdiği felsefe de bir o kadar dengeli ve gerçekçi.

4. Dijital Çağ Ebeveynliği İçin Bir Manifesto: Yasak Değil, Denge Felsefesi

Dijital çağda çocukların okuma alışkanlıkları, ebeveynlerin en büyük endişelerinden biri. Yazar Gonca Atmaca, bu konuda yasakçı bir tavır yerine, son derece dengeli ve modern bir bakış açısı sunuyor. Dijitalleşmeyi bir düşman olarak görmediğini, aksine "çağı yakalayın, çağın gerisinde asla olmayın" diyerek teknolojinin faydalarından yararlanmak gerektiğini savunuyor. Onun asıl vurgusu ise "denge" üzerine. İşte bu dengeyi kurmak için sunduğu pratik öneriler:

  • Basılı Kitabın Vazgeçilmez Kokusu: Dijital tüketimin kolaylığına ve hızına rağmen, basılı bir kitabın dokunma ve koklama hissinin paha biçilmez olduğunu hatırlatıyor. Bu fiziksel deneyim, okumayı daha özel bir ana dönüştürüyor.

  • "Boş An" Formülü: Okumak için saatlerce süren özel zamanlar yaratma baskısı yerine, yazar son derece pratik bir çözüm sunuyor. TED röportajındaki şu tavsiyesi, tüm ebeveynler ve gençler için bir anahtar niteliğinde:

  • İyi Okur-Yazar Olmanın Önemi: Atmaca, kendini doğru ifade edebilmenin ve düşüncelerini etkili bir şekilde aktarabilmenin temelinin iyi bir okur-yazar olmaktan geçtiğini, dijital araçların bu geleneksel becerinin yerini asla tutamayacağını vurguluyor.

Bu yaklaşım, teknolojiye karşı toptan bir reddiye yerine, onu hayatımıza akıllıca entegre etmeyi öneren gerçekçi ve uygulanabilir bir felsefe sunuyor.

Sonuç: Her Kitap Bir Kapıdır, Yeter ki Aralamayı Bilin

Gonca Atmaca'nın "Sihirli Ağaç"ı, profesyonel hayat ile içsel tutkular arasındaki sahte duvarı yıkan modern yaratıcıların bir manifestosu niteliğinde. Bir bankacının hayal gücünden doğan bu eser, bize asıl sihrin fantastik diyarlarda değil, kariyerlerimizin ve günlük rutinlerimizin ardına sakladığımız o özgün ve çok katmanlı kimliklerimizde olduğunu hatırlatıyor. Bu hikaye, aynı zamanda bizi kendi hayatlarımızdaki tutkuları ve bir kenara bıraktığımız hobileri düşünmeye teşvik ediyor.

Peki, sizin kariyerinizin veya günlük koşturmacanızın arkasına sakladığınız sihirli dünyanız hangisi?

Yorumlar


bottom of page